"Annem Kumuk, babam Lezgi" |
| Yayın Tarihi: 26.07.2009 - 21:10 - 1103 defa okundu.
|
| Karakter Boyutu: |
 |
|
|
"Annem Kumuk, babam Lezgi"
Hadise, hiç bilinmeyen yönlerini Nazenin Tokuşoğlu'na anlattı
"Annem Kumuk, babam Lezgi"
|
Hadise, hic bilinmeyen yönlerini Nazenin Tokuşoğlu'na anlattı
26.07.2009 15:04 |
“Aşk cok eğlenceli bir duygudur; sizi güldürür, ağlatır, canınızı yakar, bir anda düşürür, bir anda yükseltir. Aşk size delice hareketler yaptırır, geleceği düşündürür, gecmişi unutturur. Aşk bana şarkı söyletti” diyen Hadise ile özel hayata değil aşka dair, başkalarının değil kendi sırlarının yer aldığı, cocuksu, gercek, romantik bir sohbet...
Nazenin TOKUŞOĞLU / GAZETE HABERTÜRK - HT PAZAR
Sevimli, aynı zamanda seksi. Heyecanlı, tam da o noktada
profesyonel. “Ketum” derken, hic olmadığı kadar dobra. Hadise’yle doğru zamanda (kendiyle barışık, sacları ve cildi tam istediği gibi pırıl pırıl; yarışma bitmiş, albüm cıkmış, stresten uzak) yapmayı hayal ettiğim röportajı sonunda yaptım. Ruhunun derinliklerinden ipucları veren, onu Eurovision’dan hatta Stir
Me Up’tan coook önce Hadise yapan şeyleri cıkarmaya calıştım. O da ruhunu actı. Ben Hadise’yi cok sevdim.
Belcika’da Mol’da doğup büyüdünüz. Bize biraz oraları anlatır mısınız?
Evden cıkınca bile sessizliğin devam ettiği, huzurlu bir yer. Benim yaşadığım yer
karışıktı, cok gurbetci mahallesi gibi değildi. İki Türk ailesi daha vardı, o kadar. Bazen arada kalmış hissediyorum kendimi. Burası vatanım ama orayı cok özlüyorum. Bisikletime atlayıp, ekmek almayı özledim.
Sizinkiler neden gitmiş Belcika’ya ve neden Almanya değil Belcika?
1972’de “Haydi gidelim” demişler; dedem, kuzenler, teyzeler. Annem sigara
fabrikasında işe başlamış. Ama neden Belcika, ben de merak ettim, soracağım anneme.
Hic “Pis Türkler” şeklinde aşağılandınız mı?
Duydum ama yaşamadım. Annem bizi, kökümüzü kaybetmeden bir Avrupalı gibi yetiştirmeye calıştı. Sanırım başardı.
Burada özel hayatınızın didik didik edilmesi sizi deli ediyor ya; orada yaşasaydınız da aynısı mı olacaktı?
İlişkimle ilgili soruları orada da soruyorlar. Gecenlerde Belcika’da önemli bir gazete söyleşi yaptı, konu döndü dolaştı aşka geldi. Gazeteci “Neden herkes sizin peşinizde” dedi. “Ne kadar göz önünde olursanız, o kadar ayrıntı merak ediyorlar” dedim. Tabii herkes aşkı merak etmiyor. Mesela kadınlar sacınızın rengini merak ediyor. Tam adıyla ‘acık kumral, mat altın rengi.’ Güneşten acılınca değişik bir renk oldu. İki - üc ay icinde bambaşka bir şey yapacağım.
Cildiniz de cok güzel...
Çok şeker yemem, su icerim. Kola, ağır icki sevmem. Portakallı icecekler, şarap severim. Gecenlerde ilk defa rakı denedim, ıııhh! Olmadı.
AŞKIM ALBÜME YANSIDI
Yeni albümünüzün giriş yazısı cok etkileyici. Belli, sizin kaleminizden cıkmış ve kimse ekleme yapmamış. Aşk tarifi de cok icten. Bu, şu an yaşadığınız aşkın tarifi mi?
Çok doğru bir tespit. Bunları yazmak geldi icimden. Yaşamakta olduğum aşkın albüme yansıması bu. Ucakta, cok kısa sürede yazdım.
Neden, Evlenmeliyiz şarkısına cektiniz ilk klibi?
Öncelikle, bu sene evlenmiyorum. “Sinan bu şarkıyı neden yazdı” sorusuna cevap
vermek istiyorum önce.
Bu bir evlenme teklifi olabilir mi?
Yok, herhalde şarkıyla yapmaz bunu!
Niye, en iyi yaptığı iş...
Doğru aslında. Ama bu teklif değil konfirmasyon sanırım. Evlenmeliyiz!
Şarkının nasıl cıktığında kalmıştık...
Ben hep “Gitmeliyiz, aramalıyız, yapmalıyız” şeklinde konuşuyormuşum, Sinan da bunu yakalamış. Evliliğe, gelinliğe düşkünlüğümü, verdiğim değeri biliyor. Böyle cıktı. Bir de benimle ilgili olmayan şarkıyı o-ku-ya-mam. Sinan’ın cok şarkısı var albümde, cünkü üc-dört alakasız şarkı dışında, başkalarından doğru dürüst, ruhuma hitap eden demo gelmedi. Ruhumu anlayan tek prodüktör Sinan.
Bir de sizi gercekten sevmeyen biri bu şarkıları yapamaz, değil mi?
Bir de Yves Gaillard, iyi tanır beni.
GEÇMİŞTE YAŞADIKLARI ONDA KALSIN
Neden durup durup şimdi acıkladınız ilişkinizi?
Ben hicbir zaman “Aşk yaşıyorum” demedim. Bir programda sorulara cevap verdim, o kadar.
Kolunuzdaki dövmede 27 Aralık 2008 yazıyor. Aynısı Sinan Akcıl’da da var. Hep burada mı kalacak?
İnşallah!!!
Sinan Bey sizi “Dişi, anac, anlayışlı, başarılı, zeki, hırslı, seksi ve cok
güzel” diye tarif etmiş. Siz?
Ben demeyeyim. Onun dediğine de inanmıyorum, gazeteler yazıyor.
Sevgilinizin “Hadise beni fırtınalıilişkilerden alıp tek eşli yaptı” acıklaması sizi bir kadın olarak korkutmadı mı? “Bana da yapar mı” demediniz mi?
Gecmişinde ne yaşadıysa onda kalsın. Ben ne kadar sevildiğimi ve sayıldığımı biliyorum. Herkesin bir gecmişi vardır, buna saygı duymak lazım. Hic kimsenin gecmişi süper gecmemiştir. Şu an mutlu musun, sana nasıl bir değer veriliyor; bunlar önemli. Ben cok mutluyum.
ÇERKEZ KIZLARI NAZLI VE ÇEKİK GÖZLÜ
Neden sürekli “Avrupa’da doğdum ama Türk kızıyım” diyorsunuz?
Çıkış şarkınız Stir Me Up’ın da bir yeri Türkce’ydi.
Bunu saklamadığımı göstermek icin. Belcika’daki röportajlarda “Belcikalı Türk kızı Hadise” yazarlar, cok hoşuma gider. Zaten özüm bu; misafire cay yapmayı sevenlerdenim.
Çerkez kızı Hadise’siniz aynı zamanda. Nasıl olur Çerkez kızları?
Almanya’daki halamın kızları 11 yaşımdayken Çerkez dansı öğrettiler, oturmayı kalkmayı da annem... Çerkez kızları nazlı, cekik gözlü olurmuş. Annem “İşte sen” der hep.
Eskiden Çerkez kızları düzgün duruş icin sert döşekte yatarmış...
Yaa! Bunu bilmiyordum. İlginc kurallar varmış eskiden. Mesela annem, amcamın yanında hic konuşmazmış. Yarışmadan sonra annemi aramış amcam, “Ne güzel kız yetiştirmişsin” diye. Annem cok duygulanmış ama konuşamamış alışkanlıktan. İzin verince başlamış konuşmaya. Annem, babamın yanında ismimizi söylemezdi.
Sizinkilerin bağlı olduğu başka bir boy var mıydı, sadece ‘Çerkez’ mi?
Annem Kumuk, babam Lezgi idi. Ben babadan dolayı Lezgi oluyorum.
Ortak nokta Kafkaslar o zaman. Peki anneniz gibi bir Çerkez gelini, ya da Kumuk gelini mi olacaksınız?
Eski katı kurallar kalmadı. Konuşursun da, bağırmadan belki. Aklıma komik bir şey geldi: Kücükken ablamlarla, annemin konuşamama olayını kullanırdık. Hoplayıp zıplardık amcamlar varken, annem “Hadise, Hülya yavaş olun” diye bağıramazdı. Çok eğlenirdik.
Çerkez kızları aah ah... İnatcı, gururlu, öfkesi fena. Doğru mu?
Evet. İşte ben! Özellikle inatcılık.
SİVASLILARA SÜRPRİZ YAPACAĞIM
Belcika’daki şarkı yarışması IDOOL 2003’te ilk 10’a giremediniz, dünya capında bir yarışmada dördüncü oldunuz. Bunun acıklaması ne?
Kader... Lise ücteydim, cok üzülmüştüm. Her gece dua ettim, “Allahım n’olur burada bitmesin” diye. Kader dedim ya, belki orada ilk 10’a girseydim, o noktada kalacaktım.
Anne babanız siz 11 yaşındayken ayrıldı. Nasıl karşıladınız?
Çok etkilendim. Ama mutsuzlardı. Şu anda ikisi de Sivas’ta.
Siz gitmiyor musunuz?
En son 1997’de gitmiştim. Orada büyük bir şey yapmak istiyoruz; yıllar sonra gitmeme yakışır bir şey. Halam, annemin amcaları bir sürü insan var. Sonrasında kalırım zaten.
Beş yıldızlı otelde mi?
Yook evde, cekyatta, 10 kişi aynı odada. Akşam birlikte televizyon izlemek cok eğlenceli.
ADAĞIM VAR: BİR ÇOCUĞU OKUTACAĞIM
Nazara inanıyor musunuz?
Biz ekip olarak nazara inanıyoruz. Birimiz hastalanınca hepimiz hastalanıyoruz.
O yaradan herkeste mi cıktı?
Yok, sadece kuaförümde cıktı. Herkese soruyordum “Nasıl gözüküyor” diye. “Yok
yaaa, o kadar iğrenc gözükmüyor” diyorlardı. Ersan’ı görünce “İğrenc, bakamıyorum, demek bana yalan söylediniz” dedim. E iyi kapamışlar, fark etmedik. Ellemedik, fondöten sürmedik. Üc gün dua ettim. Gece kalkıyorum, kurumasın diye krem sürüyorum, bir yandan da ağlıyorum. Çok acıyordu. Ama Allah’a teşekkür ettim, sesimi kaybetsem sahneye cıkamazdım.
Hayata da böyle mi bakıyorsunuz?
Evet. Sende olanın değerini bilmiyorsun. “İki günde yüzüm gecerse, bir cocuk
okutacağım” diye adak adadım. Nerede, kim bilmiyorum; o şansıyla gelecek.
|
|
|
     0 kişiden ortalama 0,00 puan. |
Henüz oy kullanılmadı! |
|
Benzer Haberler ID No |
|
|
Facebook İle Yorum Yazın:
|
|