Kamuoyunun bilgisine;
Gectiğimiz günlerde Moskova’da yapılan Eurovision Şarkı Yarışması’nın öncesinde ve sonrasında yapılan kimi yorumlar, eleştiriler ve ortaya cıkan tablo üzerine aşağıdaki acıklamaları ve aldığım kararı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Moskova dönüşü ucakta gazeteci arkadaşlarla sohbet ederken onlara bu kadar hassas ve yüklü gündemi olan bir ülke adına; adı ‘‘şarkı yarışması’’ olan ve yaşanan dönemde bir sanatcının kariyerinde hoş bir sürec olarak yer alması gereken yaklaşık beş aylık bir serüveni bu kadar farklı bir algı, beklenti ve polemiklerle dolu gecirdiğimiz icin üzüntülerimi ifade etmiştim. Gercekten de Türkiye’yi Eurovision Şarkı Yarışması’nda Hadise’nin temsil etmesi kararı verildiğinde, bu kararı büyük bir mutlulukla karşılamıştık. Tüm amacımız ülkeyi layıkıyla temsil etmek, sınırlarımızın dışında ses getirecek bir şarkıyı secebilmek ve doğru bir strateji ile başarıyı yakalamaktı. Yürekten inanıyorum ki; bunu başardık. Öncelikle Hadise’nin, secilen şarkının ve sürecte emek veren herkesin inanılmaz özverisi ve calışkanlığıyla oylama yöntemi tartışılan ve yarışma sonrasında daha da tartışılmakta olan bir yarışmada bizce amacımıza fazlasıyla ulaştık. Hadise kamuoyunda yıllardır ilk defa önce yırtık kotuyla, sonra sac modeliyle, sempatik ve saygılı duruşuyla, bir türlü acıklanmayan ve müthiş bir merak uyandıran kıyafetiyle, sahip cıkılan yada eleştirilen tercihleriyle, promosyon turu otobüsüyle, bağışıklık sistemiyle,yüzündeki izlerle ve sahne performansıyla ve nihayetinde kimilerince başarılı, kimilerince başarısız bulunan derecesi ile hep gündemdeydi. Bu durum Eurovision tarihinde bir ilkti ve kuşkusuz gündemi belki de gereğinden cok meşgul etti.
Belirtmeliyiz ki; bu sürecte coğu eleştiriler tarafımızdan ciddiyetle ve saygıyla değerlendirildi. ‘‘Pavyon şarkıcılığı’’ gibi sadece hakaret iceren seviyesiz yorumlar bir yana bırakıldığında neredeyse tüm yapılan yorumları aramızda paylaştık. Ve bizi ileriye götüreceğine inandığımız her eleştiriye kulak verdik. Ama Türkiye’de yaşıyoruz ve bu ülkede başka gercekler de yaşanıyor. İsim vermek gerekmiyor, (ama doğacak yeni bir spekülasyonda kamuoyuyla paylaşmaktan ve bizden talep ettiklerini belgeleriyle acıklamaktan da geri kalmayacağız) bazı köşe yazarları aynı zamanda yaptıkları televizyon programlarında Hadise’yi konuk etmek istediler. Kendilerine nezaketle bu konudaki taleplerin yoğunluğundan ve taleplerini kabul etmemiz durumunda başka kişileri yada kurumları üzebileceğimizden söz ettik. Tepkiyle karşıladılar. Bu tepkilerini köşelerinde bizzat ismimi vererek ve Hadise’nin yönetim zaafiyetinden söz ederek gösterdiler. (Bu saldırılar ile ilgili yasal yollara başvurma ve hukukcu kimliğimle haklarında dava acma hakkımı da ayrıca saklı tutuyorum.)
Ama daha önemlisi bu kişiler eleştiri yöneltirken YALAN da söylediler. Bu yalanların en affedilmeyeni kuşkusuz Hadise’nin ve menajerinin küpünü doldurmak adına her yerde konser verdiği ve Eurovision Şarkı Yarışmasında doğan başarısızlığın (!) aslında bu yorgunluğa bağlı olduğu idi. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim biz Eurovision şarkı yarışması sürecinde Türkiye adına bu güne kadar eşi benzeri görülmemiş bir promosyon calışması yaptık. 14 ülkeyi dolaştık. Basın toplantılarına, kokteyllere katıldık. Onlarca röportaj verdik. Ve altını cizerek söylüyorum ücretsiz konserler gercekleştirdik. 3 aylık promosyon sürecinde Almanya, Hollanda ve Belcika’da promosyona dönük konserler dışında hicbir ücretli konser verilmedi. Ne yaptıysak cebimizden harca yaptık. Bu sürecte gelen yaklaşık 120 tane konser önerisini geri cevirdik. 5 aylık süre zarfında Türkiye’de yapılan tek ve tek konser Ankara konseridir. Ankara konseri de TRT’nin yönetici ve calışanlarının icinde olduğu bir ‘‘jest’’ organizasyonudur. Durum böyle iken, sanatcının konserden konsere koşturulduğu savı basit ve mesnetsiz bir iddiadır. (Bu iddialarda bulunan gazete ve gazetecilerin; ilk ağızdan duyduklarıı bu acıklamayı, günlerdir ismimi zikrettikleri köşelerinde yayınlamalarını dilerim!)
Eleştirilerin yoğunlaştığı bir diğer konu olan kostüm ve koreografi konusunda daha fazla bir detaya girmeksizin iki cümle ile konuya acıklık getirmek istiyorum. Doğru menajerlik bence fikirlerin ortaya konulmasının yanı sıra, sanatcının artistik kararlarına mutlak saygı duyulmasıdır. Hadise gibi yaşı cok genc olmasına karşın artistik kararlar verebilme konusunda serbest bırakılması gereken ışıltılı insanlar, en doğru ışığın nasıl olması gerektiği konusunda yeteri kadar fikir sahibidirler. Bu sürecte benim de yaptığım bu kararlara ses cıkarmamak ve sanatcının tercihleriyle mutlu ve barışık olmasını sağlamaktır.
Yukarıda yapılan acıklamaların tek bir gerekcesi vardır. Ne kendimizi savunuyoruz, ne bu konudaki alcakca saldırılara yanıt veriyoruz. Eğer bu ülkede ‘‘onur ve haysiyetinden’’ asla ödün vermeyecek bir basın varsa, bu basın icinden talepleri karşılanmadığı icin yalan haber yazan müfterileri temizlemelidir. Ve ben bu noktada, başından beri büyük bir fedakarlıkla ülkesini temsile soyunan gencecik bir sanatcıyı ve onun etrafında yer alan dünyanın en sevgi dolu ekibini temsilen bu cirkinliğe karşı durup, sorumluluğu tamamen üzerime alarak cekiliyorum. Şimdi tek dileğim bu ülkenin ve insanlarının layık olduğu medya mensuplarına kavuşmasıdır. Kalemini kötü kalple kullanan insanların gazetecilik yaptığı bir ülkede daha fazla yorulmanın, emek harcamanın ve fedakarlık yapmanın ne kadar gereksiz olduğunu anladım. Eğer küp doldurulacaksa o küplerin en cok doldurulabileceği bu sürecte bu kararı almamın da en sade anlatımla ‘‘örnek’’ olmasını dilerim. Bu aşamada sadece önceden anlaşmaları yapılmış olan etkinliklerin sona erdirilmesi ve sorumlulukların başta Yedigün konserleri olmak üzere yerine getirilmesi adına sınırlı bir süre icin sanatcımızın yanında olmayı sürdüreceğiz.
3 yılı aşkın bir süredir büyük bir sevgi, emek ve özveri ile yanında olduğum sevgili Hadise’ye bundan sonraki kariyerinde başarılar diliyorum. Tek tek ve birlikte belki kücük hatalarımız olmuş olabilir, ama inanıyorum ki kazandığımız büyük başarılar bu kücük hataları misliyle ortadan kaldırmaya fazlasıyla yeter.
Saygılarımla;
Süheyl ATAY